Can Dostum

Zeus’un Günlüğü: “Merhaba, Ben ZEUS”

6 Şubat 2017
Paylaşım
0
Yorum
0
Zeus
[TÜM YAZILARI]
Scottish Fold - @zeus_itsme...
[DEVAMINI OKU]

Merhaba, benim ismim Zeus. Bir yaşındayım.
Şu an yaşadığım ev, yaşamımdaki ikinci yuvam. Çünkü bundan tam bir sene önce iki kedili bir evdeydim. Orada yedi ay geçirdikten sonra, iki kediyle birlikte yapamayacağını söyleyen sahibim sayesinde şimdiki aileme kavuştum.

Kedilerle daha önce hiçbir bağlantısı olmayan ve hayatında hiç hayvan sahiplenmemiş Hakan beni almaya geldiğinde korkuyordum. “Nasıl olacak?” diye düşünüyordum, ancak dört aydır birlikteyiz. Oldukça mutlu vakit geçiriyoruz beraber.

Ama itiraf edeyim, ilk bir hafta zor alıştım eve. Salonda antik pop-art bir buzdolabı var, onun altında geçirdim zamanımı. Baktım böyle olmayacak, evi keşiflere başladım. Mesafelerim gitgide uzuyordu. Hedefim arka odaydı. En sonunda başardım ve arka odaya kadar gittim. Tüm evi tanıyınca biraz da Hakan’ı tanımaya karar verdim. Şimdi, giderek samimiyetimiz artıyor.

Size, evde bir günüm nasıl geçiyor, biraz ondan bahsedeyim.

Hakan’ın ev arkadaşı sabah 06.00’da işe gidiyor ve mamamı veriyor; Hakan ise 08.00 gibi uyanıyor. Aramızda kalsın; çoğu zaman onu “meaovvv” diyerek uyandırıyorum. Kendisi evden çalıştığı için genellikle beraberiz. Sabah saat 9-10 gibi Instagram fotoğrafı çekiyoruz. Biraz pozcu oldum ister istemez… Eh malum, sahibim fotoğraf çekmeyi çok seviyor. Hadi, diyorum, sesimi çıkarmayıp vereyim pozumu da kısa sürsün… Anında istediği poz şeklinde sabit duruyorum. Ortalama 5-8 dakikada pozlama bitiyor ve ardından biraz oyun oynuyoruz.

Bildiğiniz gibi kış gelince biz kedigiller 15 saat uyuruz. Ben de oyun oynadıktan sonra biraz kestiriyorum. Biraz dediğim, 2-3 saat falan… Öğlen uyanıp koşturuyorum ve sonra cool tavırlarla geçiyorum kanepeme.

Aramızda kalsın ama benim ruh halim aniden değişiveriyor. Malum cinsimden dolayı genetiğimizde biraz depresiflik var. Bu arada sorarsanız cinsin nedir diye, Scottish Fold’um ben. Hepimiz birbirimize benzeriz tavır olarak. Benim Hakan da pek enerjik bir adam. Bugüne kadar nasıl kedi babası olmamış hayret ediyorum. Beni bazen bebek falan sandığını düşünmüyor değilim, ama zamanla geçecek sanırım…

Nerede kalmıştık? Hah, bir günümün nasıl geçtiğini anlatıyordum.

Akşam üzeri ben biraz daha coşuyorum. Bu arada mutfağa kim giriyorsa ben de peşinden girip orada mamam olduğunu hatırladıkça yiyip yiyip dönüyorum salona.

Küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum. Lütfen bizim mama kaplarımızı banyoya falan koymayın. Çünkü siz tuvaletinizi yaptığınız yerde yemek yiyor olamazsınız değil mi?

Evde tam benim istediğim gibi bir düzen var. Mutfakta yemeğim, banyoda da tuvaletim. Tıpkı sahiplerim gibi yaşıyorum. Küçük bir şikayetim var ama! Bana diyet mama uygulaması yapılıyor ve gramı tartılarak veriliyor. Bazen bitiriyorum ama yine de tadı berbat. Sağlık içinmiş, konuşurlarken duydum. Bizim cinslerde, iç organlarda yağlanma mı ne oluyormuş… Bu evin tek kötü yanı bu diyebilirim.

Akşam olunca yemekler yeniyor. Herkes ayrı koltuklarda oturuyor. Ben hemen gidip Hakan’ın yanına kıvrılıyorum. Kolumu da atıyorum bir koluna… Beraber televizyon izliyoruz. Her ne kadar anlamasam da televizyona bir bakıyorum olaylar oluyor! Bir dövüşler, ajanlı falan filmler… Gülmeyin! Öyle sürükleyici ki bu filmler…

Saat 23.00 sularında benim içime sanki bir cin kaçıyor. Oradan oraya, oradan oraya deli gibi koşarken; daradarammmm… Benim o çok sevdiğim ucu tüylü oyuncağım ortaya çıkıyor ve Hakan’la başlıyoruz oynamaya. Ta ki ben sıkılıp kenara oturuncaya kadar. Sonra zaten ışıklar sönüyor, millet odalarına dağılıyor. Ben “Ne yapıyor bunlar?” diye herkesin yatağına çıkıp bakıyorum, acaba uyuyorlar mı diye. Kısa süren bu teftişten sonra arka odadaki koltuğuma gidip güzelce seriliyorum.

İşte böyle. Size hayatımın tam bir gününü dolu dolu anlattım sayılır. Detaylara gireceğim ama bu benim daha ilk yazım ve çok heyecanlıyım. Alışmışım Instagram’da kısa kısa postlar atmaya. Böyle uzun yazınca da insan bir tedirgin olup “Acaba ne yazacağım? Burayı nereye bağlayayım?” diye düşünmeden edemiyor.

Bu arada Instagram’dan en çok gelen soru: “Bu kedi nasıl giyiniyor?”

Ben zorluk çekmiyorum, hatta son zamanlarda kolumu bile uzatıyorum bir t-shirt giydirildiği zaman. Yaklaşık bir ay oldu Instagram hesabı açalı. Aramızda kalsın; takip ettiğim profiller de giyinmeye başladı… Bir çağ açtım galiba ben. Hep köpek arkadaşları giydiriyorsunuz, biraz da biz giyinelim. Merak edip bakmak isterseniz instagram adresim: @zeus_itsme

Sizlerle tanıştığımıza çok memnun oldum.

HOŞÇAKALIN, ZEUS