Röportajlar

MiniRöportaj: Yonca Kunaçav

2 Mayıs 2017
yonca kunaçav mnion mag röportajı
Paylaşım
0
Yorum
0
minionmag
EDITOR-IN-CHIEF
[TÜM YAZILARI]

Yeni nesil anne babalar için kültür-sanat, müzik, seyahat, gastronomi, spor, sağlık, tasarım ve moda hakkında yayın yapan alternatif aile dergisi.

...
[DEVAMINI OKU]

Yonca Kunaçav’ı takip edenler bilir. Web sitesine girdiğinizde esprili ancak tam da kendisini anlatan bir görselle karşılaşıyorsunuz. Bir elinde kızı Lila, kucağında oğlu Yaman, bir elinde çocukların biberonu, bir elinde kitabı, bir elinde telefonu, şık ve güler yüzlü bir anne… Yonca Hanım gerçek hayatta sadece iki eli olsa da, “on parmağında on marifet” derler ya, işte öyle bir kadın. Bizlere ilham veren en sevdiğimiz özelliği ise yaşadığı annelik macerasını en doğal haliyle, olduğu gibi yansıtması.

Yonca Kunaçav hakkında merak ettiklerimizi Minion Mag okurları için biz sorduk, kendisi içtenlikle cevapladı. Keyifli okumalar…

 

Öncelikle, Minion Mag okuyucuları için bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

28 mayıs 1983 yılında İstanbul’da doğdum. Bilgi üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde okudum.

2012 yılında evlendim ve arka arkaya iki bebeğim oldu. Bu esnada hamileliğimi, hislerimi, doğumumu, lohusalığımı, bebeklerimi büyütürken yaşadığım bütün güzellikleri ve zorlukları en doğal haliyle paylaştım instagram hesabımda. Annelerle etkileşimde olduğum harika bir platform oldu sosyal medya benim için. Birbirimize moral, destek verdiğimiz, bilgi paylaştığımız, rahatladığımız, görünürde sanal ama aslında gepgerçek bir mecra…

Sonrasında da internet sitemi aktif hale getirdim ve bir süredir blogger, influencer olarak çalışıyorum.

 

lila ve yaman

Lila ve Yaman’ın sevindiklerinde hemen dönüp parlayan gözlerle bana bakmaları… Üzüldüklerinde, korktuklarında koşup küçük kollarıyla bana sarılmaları… Beni süperkahraman hissettirmeleri… Anne olmanın en keyifli, en güzel yanları bunlar bence.

 

Lila ve Yaman nasıl dünyaya geldiler?

Benim bu hayattaki en büyük hayalim anne olmaktı. Küçükken herkesin odasında popstar fotoğrafları asılıyken ben bebek resimlerini yapıştırırdım duvarlarıma. (Gülüşmeler) Bu yüzden evlenince hemen bebeğim olsun istedim. Ama öyle isteyince hemen olmayabiliyormuş. Polikistik Over probleminden dolayı küçük bir tedavi sonrası hamile kaldım. Hayatımın en güzel anlarından biri çift çizgiyi gördüğüm sabahtı sanırım. (Gülümsüyor)

Hamileliğim boyunca normal doğuma ve bebeğime hazırlandım kendimce. Daha sağlıklı beslenmeye, yoga yapmaya başladım. Ve sonrasında kolay sayılabilecek bir şekilde doğal doğumla kucağıma aldım Lila’yı.

Lila 15-16 aylıkken kendimde bir gariplikler hissetmeye başlamıştım. Cildimde lekelenmeler, kasığımda ağrılar… Evde önceden kalma bir hamilelik testi bulup yaptım hemen ve sonuç pozitifti. Bizim için beklenmedik bir haberdi. Sevinçten çok ‘iki çocuğun altından nasıl kalkacağız’ diye düşüncelere boğulduğumuz bir süreçten sonra oğlumuz Yaman’ı da heyecanla beklemeye başladık. Yine doğal doğumla, onu da 2016 Haziran ayında aldım kucağıma.

 

 

Anne olmanın en keyif verici yanı nedir sizin için?

Lila ve Yaman’ın sevindiklerinde, bir şey başardıklarında, değişik bir şey gördüklerinde hemen dönüp parlayan gözlerle bana bakmaları… Üzüldüklerinde, korktuklarında koşup küçük kollarıyla bana sarılmaları, kafalarını omzuma gömmeleri… Beni süperkahraman hissettirmeleri, gücüme güç katmaları… Anne olmanın en keyifli en güzel yanları bunlar bence.

 

Peki ya, anne olmanın sizi en zorlayan yanı?

Anne olmanın beni en zorlayan yanı kesinlikle mesainin hiçbir zaman bitmemesi. (Gülüşmeler)

Yeter sıkıldım iki gün kafamı dinleyeceğim, deme şansınız pek yok ne yazık ki. Hasta da olsanız, yorgun da olsanız, depresyonda da olsanız görevlerinize ara vermeniz mümkün değil.

Ve tabii ki vicdan! Anne olduktan sonra vicdan sızlaması neymiş çok daha iyi anladım. Ne kadar ilgilenirseniz ilgilenin, ne kadar iyi anne olmaya çalışırsanız çalışın o vicdan hep sızlar. (Gülümsüyor)

 

 

Çocuklarla bir gününüz nasıl geçer?

Kesinlikle çok yoğun! Çocuklarımı büyütürken en dikkat ettiğim konu onların rutinleri ve düzenleri oldu. Rahat etmek isteyenler için işin püf noktası bu diyebilirim.

Bizde her zaman bir rutin ve saat düzeni oldu. Sabahları kahvaltıyı Lila’yla beraber hazırlarız. Birlikte yeriz ve sonra oyun oynarız. Oyunların başında hep ben de dahil olurum. Oyunu kurarız ve sonra biraz çekilirim kenara. Böylelikle kendileri oynamayı öğrendiler. Arada çıkan kardeş kavgalarına çok müdahale etmeden durmaya çalışırım. Dışarıda vakit geçirmeyi çok severiz, hava güzelse mümkün olduğunca dışarıda oluruz. Parklar bizden sorulur. (Gülüşmeler)

Aileyle vakit geçirmeye çok önem veriyorum. Eşimi hamileliğimden itibaren (bazen zorla da olsa) hep olayın içinde tutmaya gayret ettim. Bolca beraber vakit geçiririz. Anneanne, babaanne, dede, teyze ve dostlarımız ile birlikte olmak hepimizi mutlu eder.

Akşam rutinimiz yemek, banyo, pijama, kitap okuma, bol sarılma-öpüşme ve uyuma olarak devam eder.

Çocuklar yattıktan sonra üstümden tır geçmişçesine koltuğa atarım kendimi ve yazmam gerekenleri toparlar, araştırmam gerekenleri araştırır ve okumam gerekenleri okurum.

 

 

Ailece İstanbul’da gitmeyi/görmeyi en sevdiğiniz yer neresi?

En keyif aldığımız yerler açık havada yeşillikli ve parklı yerler oluyor. Zorlu‘da çok rahat ediyorum çocuklarla. Açıkhava parkı, yeşilliği, kum havuzu, alışveriş ve yemek seçenekleriyle çocuklu ailelere hitap ediyor.

Gittiğim yerde tuvaletlerin temizliği, mama sandalyesi olması, bebek arabasıyla dolaşmaya elverişli olması gibi detaylara dikkat ediyorum.

Ulus meyve bahçesi, Maçka Parkı, Ihlamur Kasrı da sık ziyaret ettiğimiz yerler arasında.

 

 

Diğer annelere önerebileceğiniz, “bilmeyen kalmasın, mutlaka okumalısınız/ izlemelisiniz” dedikleriniz var mı?

Hamilelere HypnoBirthing kitabını öneririm. Doğal doğuma hazırlanırken bu kitap beni epey cesaretlendirmiş ve bilgilendirmişti.

Bebeği olanlara ‘Harika Haftalar’ kitabını almalarını şiddetle tavsiye ederim. Benim devamlı başvurduğum ve bebeklerimi büyütürken beni çok rahatlatmasının yanı sıra, onların gelişim sürecine katkıda bulunmamı da sağlayan bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Çocuklu ailelere de bayılarak defalarca okuduğum ‘Anne Baba ve Çocuk Arasında’ adlı kitabı öneririm. Anne baba olmak ve çocukların duygusal dünyası ile ilgili okuduğum en iyi kitap. İyi anne baba olmak da öğrenilen bir şey. Bence her ebeveyn edinmeli bu kitabı.

 

 

Doğum sonrası kilolarından dolayı mutsuz olan ancak günlük hayatın koşturmacası ve çocuklar derken kendine (spora, düzenli beslenmeye) bir türlü vakit ayıramayan anneler için mükemmel bir ilham kaynağı ve örnek oldunuz. Minion Mag okuyucuları için de sizden bu başarınızın sırrını ve motive edici birkaç küçük ipucu rica edebilir miyiz?

Evlendikten sonra çok klasik bir şekilde ben de birçoğumuz gibi kilo alanlardan olmuştum. Zaten öncesinde de kilolarla hep başım dertteydi. Fakat hamilelik üstüne ikinci hamilelik derken ipin ucu iyice kaçtı.

İkinci hamileliğim sırasında artık giyecek kıyafet bulamıyordum. O sırada karar verdim ‘doğurur doğurmaz bu işi halletmeliyim’ dedim ve ilk hamileliğimden sonra yaptığım yanlışları yapmadım. Lohusayım, emziriyorum diye tatlılara gömülmedim. Daha dikkatli beslendim. Hamilelik kiloları kolay gidiyordu da, o eski kiloları verirken çok zorlandım. Hem iki çocuğa bakmak hem diyet yapmak beni yormuştu. Hastalanıp duruyordum, saçlarım dökülmeye başlamıştı.

Sonrasında hem sağlıklı beslenebilmek hem de zayıfladıktan sonra verdiğim kiloları geri almamak adına nasıl yapsam diye araştırırken eatprodiet ile karşılaştım. Gerçekten bu kadar sağlıklı zayıflamayı, tatlı krizlerine girmemeyi, uzun süre diyet yapabilmeyi onlara borçluyum. Defalarca diyetisyene gitmiş, kendi kendine diyet yapmış bir insan olarak daha önce böyle başarılı bir sistem görmediğimi itiraf edebilirim.

Her gün kapıma kadar üç ana iki ara öğünden oluşan yemek kutumu teslim ettiler. Yemekler standart diyet yemeklere nazaran çok lezzetliydi. Kilo vermem hiç durmadı sayelerinde. Çok daha fit ve sağlıklı hissediyorum. Toplamda 22 kilo verdim.

 

 

Sizi nerelerden takip edebilirler?

Beni instagram hesabım @yoncakunacav‘dan takip edebilirler ve blogumu okumak için yoncakunacav.com‘a tıklayabilirler.

 

Çok keyifli bir sohbetti. İçtenlikle yanıtladığınız için teşekkürler.  

Benim için de çok keyifli bir sohbetti, çok teşekkürler.