Röportajlar

MiniRöportaj: Dr. Aslıhan Tokgöz Onaran

4 Ağustos 2017
dr aslıhan onaran minionmag röportaj
Paylaşım
0
Yorum
0
Tuğba Başyiğit Babaoğlu
dinamikanne
[TÜM YAZILARI]
Üç kere yeniden doğdum ben diyor. Ciğeri sönüp 20 gün boyunca acılı bir hastane sürecinin ardından ölüme çelme taktıktan sonra hayata bakış açısı değişiyor. Daha mutlu, anın tadını çıkaran bir Tuğba'y...
[DEVAMINI OKU]

Sevgili Aslıhan, ben seninle röportaj yapmaya korkuyorum; çünkü hangi sorudan başlayacağımı bilemiyorum. Nasıl dolu bir geçmiş! Biraz kendinden bahsedebilir misin okuyucularımız için?

Elbette. Dünyanın en önde gelen Doğal Ebeveynlik Kurumu olan ‘Attachment Parenting International’dan akredite Uluslararası Doğal Ebeveynlik Türkiye Platformu/API Turkey’in kurucu-lideriyim.

Doğal Ebeveynlik ve Farkındalık/Mindfulness Danışmanı, İletişim ve Çift Dilli Eğitim Uzmanıyım.

15 yıl boyunca Amerika’da önde gelen (ivy league) üniversitelerde akademisyenlik ve yine Amerika’da uzun yıllar sivil toplum liderliği yaptım. 2014 sonbaharında ise eşim ve çocuklarımla beraber Türkiye’ye geri döndüm.

Türkiye’de ve Amerika’da toplam dört üniversite diploması sahibiyim (Lisans: Boğaziçi Üniversitesi-1997, iki yüksek lisans derecesi ve Burslu Doktora, Brown University, ABD: İletişim Bilimleri/Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları)

Ayrıca, Harvard ve California Üniversitesi’nden pozitif psikoloji alanında sertifikalarım, Bebek İşaret Dili üzerine Amerika’da ve Türkiye’de çalışmalarım, yine ABD’den Yoga-Meditasyon Eğitmenliği sertifikam ve uluslararası ansiklopedilerde de yayınlarım bulunmakta.

Bunlara ek olarak, Uluslararası Pearson Kurumu’nun Eğitmen Eğitmeni (Master Trainer) sertifikasına sahibim. Boğaziçi Üniversitesi gibi önde gelen kurumların eğitmenlerine özel eğitimler sunmaktayım.

Uzman kimliğimden daha detaylı bahsetmem gerekirse, 18 yıllık bir akademisyenlik geçmişim var. Bu sürenin 15 yılında ABD’de Brown ve Clark University gibi önde gelen kurumlarda öğretim üyesi olarak bulundum. Clark, bundan 100 yıl önce Sigmund Freud’un da ders verdiği bir üniversite imiş, hep ilginç bulduğum bir tesadüf. (Gülümsüyor) Amerika’da doktoramı alınca, Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları alanında “En başarılı doktora tezi” ödülüne aday gösterildim (2010). Aynı zamanda yine ABD’de iken sivil toplum lideri kimliğimle pek çok çift dilli konferans ve festival organize ettim, ilk Türkçe çocuk kitabı koleksiyonunun Amerikan halk kütüphanesi arşivine dahil edilmesini sağladım.

Amerika’daki akademisyenlik dönemimde, oğullarım Berk (10) ve Can (5) doğal doğum ile dünyaya geldi ve çift dilli ebeveynlik serüvenim sayesinde de bebek işaret dili, doğal İngilizce ve Attachment Parenting alanlarına tamamen sezgisel olarak yöneldim.

Attachment Parenting/Doğal Ebeveynlik sayesinde bebek ve çocukların ne kadar dingin, empatik ve bağımsız olduklarını gördükçe, şiddetsiz bir topluma giden bu yaşam tarzı hakkında Türkiye’de de bilinç yaymayı kafama koydum. Akredite kurucusu olduğum, Attachment Parenting International Turkey/Doğal Ebeveynlik Türkiye Platformu’nun başlangıcında böyle kalpten bir istek yatıyor.

Birey olarak Aslıhan kimdir, ne sever dersek de… Tam bir Boğaziçi aşığıyım. İki erkek çocuğu olan feminist bir anneyim. 41 yaşındayım. Uzun yıllardır vejetaryenim. Bana en çok enerji veren şeyler; doğada vakit geçirmek, sahilde ailemle yürüyüş, yoga, dans, İstanbul’da vapurda dışarıda oturup şehri “yeniden” hatırlamak, her defasında… Okumak, yazmak ve anlatmak.

 

Şu anda neler yapıyorsun?

Amerika’dan Türkiye’ye gelir gelmez, ZenWorld International Anne-Baba Farkındalık Akademisi‘ni kurdum. Hemen ardından da dünyanın en önde gelen Doğal Ebeveynlik STK’sı olan, Amerika-merkezli Attachment Parenting International’dan akreditasyon aldım ve Attachment Parenting API Türkiye Platformu’nu hayata geçirdim.

API Türkiye, halen ülkemizde uluslararası akreditasyona sahip ve çift dilli (hem Türkçe hem İngilizce eğitim ve danışmanlık sunulan) tek ebeveyn destek STK’sı.

Şu anda ailelere ve kurumlara özel şahsen ya da online eğitim ve danışmanlık, bebekler/çocuklar için ise çift dilli/İngilizce atölyeler sunuyorum. Boğaziçi Üniversitesi Annelik Okulu gibi önde gelen kurumların eğitmenlerine de özel kurumsal eğitimler sunmaktayım. Bir yandan da STK çalışmalarım kapsamında her ay ailelere ücretsiz Doğal Ebeveynlik, Attachment Parenting, Mindfulness etkinlikleri sunmaktayım.

Eğitim ve Danışmanlık sunduğum başlıca alanlar: Doğal Ebeveynlik/Attachment Parenting, Pozitif Disiplin, Bebek İşaret Dili, Çift Anadilli Bebek Yetiştirme, Eşlerarası İletişim, Şiddetsiz İletişim, Mindfulness ve Aileler için Ülke Değiştirme Adaptasyonu. Şahsi eğitimlerimi İstanbul’da; online görüntülü eğitimlerimi veya online danışmanlığı ise mekandan bağımsız olarak yurt içi ve yurt dışından herkese Türkçe veya İngilizce olarak sunabiliyorum.

 

Tekrar sezgilerimize geri dönme zamanı artık… Bir uzmanın bize verdiği şablonlara göre değil, anne baba güdülerimizi takip ederek, kendi kurduğumuz ailelere ve kendi yaşam tarzımıza göre anne baba modellerimizi yaratabiliriz. Attachment Parenting/Doğal Ebeveynlik felsefesi işte bize bu özgürlüğü sunuyor. Bilgi edinimi ile sezgiselliğiniz kuvvetlenecek. İletişimle de aile içi bağınız ve eşinizle ilişkiniz dengelenecek. Yeter ki niyet edin.

 

Bir çok alanda uzmanlığın var. Kendine en yakın bulduğun ve en severek ilerlediğin alan hangisi?

Sunduğum tüm multidisipliner eğitimler ve danışmanlığın temelinde her zaman şu iki saha var: şiddetsiz iletişim ve farkındalık/mindfulness.

Üzerinde çalıştığımız konular çeşit çeşit olsa da baktığımız yön aynı. Bir aile ile uyku üzerine de çalışsak, doğal ebeveynlik, pozitif disiplin veya bebek işaret diline de odaklansak, bir kurumun eğitmenlerine mindfulness atölyesi de sunsam, her bir konuyu, şiddetsizliğe giden bir farkındalık oluşumu amacı ile sunuyorum. Şiddetsiz bireyler yetiştirmemize, bu kelebek etkisine bir küçük katkı olarak görüyorum. Dolayısıyla, her konu kalbime yakın çünkü her biri şiddetsizliğin, şefkatli iletişimin farklı bir somut örneği.

 

Doğal Ebeveynlik kavramı son günlerde çok fazla kullanılıyor. Ben de kendimi doğal ebeveynliği yaşayan bir anne olarak tanımlıyorum. Doğal ebeveynlik tam olarak ne demek? Okuyucularımız için biraz bahseder misin?

Elbette. Öncelikle bu kavramı tanımlayalım. Doğal Ebeveynlik’i Attachment Parenting’in direkt karşılığı olarak, değerli Psikolog Nilüfer Devecigil’in Türkçe’ye kazandırdığı manasıyla kullanıyorum. Bu bağlamda, Doğal Ebeveynlik, güvenli bağlanma-odaklı, empati-odaklı ve şablon dışı bir ebeveynlik şeklidir. Sezgisel olarak bebeğimiz, kendimiz ve ailemiz için en doğru yola meyletmemizdir.

Bize bu sezgisel yolda ışık tutan 8 adet prensip vardır. Bu prensiplerden hangisini ve ne kadarını hayatınıza entegre edeceğiniz tamamıyla sizin ve ailenizin kararıdır. Hedefimiz, tek gayemiz ilk yıllarda “sağlıklı, güvenli bağlanma” ile bağımsız (evet, bağlı ve dolayısıyla sevgiye doymuş ve bağımsız), huzurlu çocuklar, empatik bireyler yetiştirmek ve böylelikle de şefkatli bir topluma giden bilinç dalgasında bir adım atmaktır. Doğal ebeveynliğin kalbinde, bağ kurma, aile içi iletişimi destekleme, farkındalık ve şiddetsizlik arayışı var diyebiliriz.

Türkiye’de zaman zaman sanki çok katı kurallardan oluşan bir ekol gibi sanılsa da aslında her ebeveyn-bebek bağı nasıl biricik ise, doğal ebeveynliğin her ailede tecrübe edilme şekli de o kadar özel olacaktır. Özellikle belirtmek isterim ki, doğal ebeveynlikte tek sorumluluk kesinlikle annede değildir. Baba da en az anne kadar bebeğinin gelişiminde sorumluluk ve güç sahibidir. Araştırmaların da kanıtladığı üzere baba ile bebek arasında bağlanma da pekala mümkün olabilir. Türkiye gibi çoğunlukla ataerkil toplumlarda, doğal ebeveynlik gerçekten anlaşılarak uygulanırsa çok daha eşitlikçi bir toplum oluşmasına da katkı sağlar.

Doğal Ebeveynlik prensipleri ise kurallar değil, ebeveynlere çok geniş bir skalada seçenek imkanı veren ve temelinde daima denge ve sevgi olan birer yapı taşı gibidir.

“Peki, nedir bu ebeveynlik modelindeki prensipler?” dersek:

1. Hamileliğe, doğuma ve ebeveynliğe hem fiziksel, hem ruhsal ve duygusal, hem de bilgi edinimi ile hazırlanmak (Bilgi edinimi daima sezgisel süzgecimizden geçmeli ve ailemize uyarlanmalıdır.)

2. Bebeğimizi/çocuğumuzu sevgiyle beslemek (İlk 2 yıl emzirmek, emzirilemiyorsa dahi ten tene temas ile benzer bir bağı kurmak, zorla ve fazla yedirmemek, emzirmenin kesilmesine bebeğinizin sinyallerini okuyarak “beraber” karar vermek, ek gıdaya geçiş döneminde ve çocuklarda sağlıklı beslenme alışkanlığına ve aile olarak yemek vaktine önem vermek gibi…)

3. Bebeğimizin ihtiyaçlarına hassasiyetle/bekletmeden cevap vermek (Bebeğimizi özellikle ağlatmamak, sinyallerini okuyabilmek ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek.)

4. Ten teması ve dokunuş (Bebeğin sağlıklı gelişimi ve güvenli bağlanmada doğumun hemen ardından, ten tene temas, sonra da bebek masajı ve babywearing/ergonomik bebek taşıma, bebeğinizi giyme çok büyük önem taşır.)

5. Uyku düzeni (Güvenli ve sağlıklı bir uyku düzeni olmalı. Bebeklerimizin bir uyku rutinleri olmalı ve beraber uyuma tercihinde mutlaka güvenli bir uyku ortamı sağlanmalıdır. “Güvenlik” derken hem fiziksel hem de duygusal güvenlik sağlamaktan, bebeğimizin duygusal olarak da güvende hissettiği ve bize yakın olduğu bir ortamda uyumasından bahsediyoruz. Ağlatarak uyku eğitimi, önerilmemektedir.)

6. Tutarlı ve devamlı bir şekilde sevgimizi hissettirmek (Örneğin; işe başlangıç, kreşe başlama, bakıcı ile ortaklaşa bebek bakımı ve birkaç günlük ayrılık gereken durumlarda, bu bağı yine de sürdürebilmek için yaşamımıza entegre edebileceğimiz stratejiler hakkında farkındalık)

7. Pozitif Disiplin (Özellikle ülkemizde, en çok üzerinde durulması gereken prensiplerden biridir. Her bebeğin ve çocuğun, rutinlere ve güvenli sınırlar içinde özgürce büyüme ve keşfetme ihtiyacı vardır. Çocuklarımızı sevgiyle büyütmek, onlara hiçbir sınır koymamak, her istediklerini şartsız yapmak anlamına kesinlikle gelmez. Pozitif disiplinin temelinde pozitif iletişim ve empati becerileri yatar ve her ailede bu iletişimin de ilk/en erken halkası bebek işaret dili olabilir.

8. Denge (Kişisel ve ailesel kimliklerimizin dengede olması ve birer birey olarak iç huzurumuza da odaklanabilmek. Mutlu anne-baba = Mutlu bebek/Çocuk. Yine ülkemizde, “denge eksikliği” özellikle ilk 2 yılda hem ebeveynlere hem de evliliklere ve dolayısıyla çocuğa çok zarar veren bir durum. Attachment Parenting’de hedef, kayıtsız şartsız “saçını süpürge eden” ve sonradan enerjisi tükenen mutsuz anneler değil; huzurlu, farkında, gerektiğinde eşinin desteği ile kendisine bir nefes molası da ayırabilen, kendini bir birey olarak da üretken hisseden anneler ve tabii babalar.

 

Bebek işaret dilinin önemi nedir? Ne zamandan itibaren uygulanmalı?

Hangi ebeveyn “Bebeğim keşke ağlamasa, bebeğim huzurlu yetişse!” demez ki? Bebek İşaret Dili, işte burada devreye giriyor. Bebek işaret dili, henüz konuşma öncesi dönemde bebeklerimizin huzurlu büyümeleri için, ağlamadan iletişim kurmalarını sağlayan, hem empati becerilerini, hem duygusal zekalarını ve IQ gelişimini, hem de çift dilli yetişmelerini, ikinci bir dil edinimini destekleyen, artıları saymakla bitmeyen mucizevi bir iletişim metodudur.

Pozitif disiplin ve şiddetsiz iletişimin de ilk/en erken halkası bebek işaret dili olabilir. Bebek İşaret Dili kullanılan ailelerin evine de iki yaş sendromunun çoğunlukla uğramadığını veya daha hafif geçtiğini de gözlemliyoruz. (Gülümsüyor) Konuşmaya başlayan bebekler de işaretleri doğal olarak bırakıyor… Yürümeye başlayan bebeklerin emeklemeye geri dönmediği gibi…

Bebek İşaret Dili kullanımı özellikle 0-18 ay için öneriyorum. Bebeğin el-beyin koordinasyonu açısından bakarsak, genellikle ek gıdaya geçiş dönemi olan altıncı aydan itibaren bebeğin işaretleri yapabilecek duruma geldiğini görüyoruz. Ülkemizde bu konuda bilinç yaymak amacı ile bebek işaret dili hakkında tüm sık sorulan soruları bir video serisinde cevapladım. Bebeğin anadili gelişimine zarar vermemek için doğru kaynaklardan bilgiye ulaşmak çok büyük önem taşıyor. Halen Türkiye’de bu konuda tam-kapsamlı tek video referans kaynağı olarak, Uzman TV’deki videolarıma buradan ulaşılabilir.

 

Son dönemde ebeveyn koçu, bebek işaret eğitimcisi gibi unvanları çok fazla duyuyorum. Bunların nasıl bir eğitim süreci olmalı? Bazı üniversiteler bir hafta sonu programı ile bu eğitimleri alanlara sertifika veriyor ve birçok insan bunu meslek olarak yapıyor. Ben doğru bulmuyorum bu kadar kısa sürede bu sertifikaları alıp insanların hayatına dokunan kişilerin olmasını ve kurumların bu sertifikaları çok hızlı biçimde vermesini. Buna nasıl bakıyorsun?

Bu o kadar önemli bir konu ki… Bence, burada anahtar, anne-babaların, bilinçli bir şekilde yetkin uzmanları talep etmesi ve kendi farkındalıkları. Bebek İşaret Dili ve Ebeveyn Koçluğu gibi alanlarda uluslararası yetkinliği olan uzmanlara danışılması çok önemli. Bu konularda sadece bir hafta sonu eğitimi ile hizmet sunanlar, elbette öncelikle bilinçli aileler tarafından farkedilmeli ve kaçınılmalı.

Ebeveynler, bir uzmandan en azından şu bilgileri talep etmeliler:
• Eğitim alanları ve eğitim süresi tam olarak nedir?
• Uluslararası veya ulusal akreditasyonu var mıdır?
• Diplomaları/sertifikaları hangi üniversitelerdendir?
• Danışacakları konuyla ilgili çalışmaları, yayınları, kitapları bulunmakta mıdır?
• Kendilerini değişik eğitimlerle halen geliştirmeye, konferanslarda paylaşımlara devam ediyorlar mı?
• Bağımsız bir duruşları var mıdır?

Bir danışman veya eğitmen seçmeden önce, bu soruların cevaplarını net şekilde öğrenmek bir ailenin en temel hakkıdır.

Örneğin, benim yıllar boyunca beş farklı akademik uzmanlığım ve uluslararası akreditasyonlar ile güçlendirdiğim multidisipliner bir danışmanlık programım bulunmakta. Boğaziçi Üniversitesi’nden Yabancı Dil Eğitimi lisans mezuniyetimin ardından, Amerika’daki burslu Doktora çalışmalarım boyunca dört farklı uzmanlık alanım oldu: İletişim Bilimleri, Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları, Edebiyat ve Kültürel Kuram. Ardından da Bebek İşaret Dili için Kanada’daki Sara Bingham’la çalıştım. Ve, hemen ardından Harvard’dan pozitif psikoloji dersleri ve yine Amerika’daki Doğal Ebeveynlik Kurumu’ndan uluslararası Attachment Parenting lideri/danışman akreditasyonumu ve Meditasyon Eğitmeni sertifikamı aldım.

Şu an sunduğum Pozitif Ebeveynlik, Şiddetsiz İletişim, Çift Dilli Eğitim ve Bebek İşaret Dili danışmanlığım, iletişim/eğitim, farkındalık ve ebeveynlik üzerine bu on beş yıl süren akademik ve STK eğitim çalışmalarımın doğal ve bütüncül bir sonucu.

 

Bebekler ne zamandan itibaren çift dile maruz kalmalı? Anne ve babanın farklı ya da aynı milletten olması bir şey değiştirir mi?

Doğdukları andan itibaren ikinci bir dile maruz kalabilirler. En önemli kıstas, anne veya babanın sunulacak ikinci dile native/anadili seviyesinde hakim olmaları. Anadili seviyesinde hakim olmak için yurt dışında okumuş olmak veya işinizde bir diğer dili başarıyla kullanmak yeterli değil. Duygularınızı aynen Türkçe’de olduğu gibi ifade edebiliyorsanız, ikinci bir dil kullanımını öneriyoruz. Diğer türlü, yetkin olmadığınız bir dilde iletişim kurmaya çalışmanız, bebeğin anadili gelişimine ve ebeveyn-bebek bağına ciddi zarar verebiliyor.

Anne baba farklı milletten ise zaten doğal olarak kendi anadillerini bebekle konuşmalılar. Danışanlarımın arasında bu şekilde çok aile var, özellikle başka ülkeye taşınan Türkler. İlk çalıştığımız konu, kendi anadilini muhafaza ederken bir diğer dili doğal yoldan nasıl edinebileceği. Ya da, anne ve baba farklı milletten ise, bebeğin gelişimine zarar vermeden bu çift dilli ev ortamının doğru koşullarını sağlamak üzerine çalışıyoruz.

Şayet anne baba başka bir dil konuşmuyorsa da ilk adım olarak bebek işaret dilini kuvvetle öneriyorum. Çünkü bebek işaret dili de beyin tarafından bir ikinci dil olarak algılanıp depolanıyor. Bu da çift dilli yetişmek için gereken bilişsel altyapıyı/kablolamayı sağlıyor. Bu, Türkiye’de bebek işaret dilinin neredeyse hiç bilinmeyen bir faydası.

 

Bebekler aynı anda en fazla kaç dil öğrenebilir?

Bebekler dünyada varolan tüm dillerdeki sesleri üretme kapasitesi ile doğarlar ve optimum koşullarda iseler her maruz kaldıkları dili öğrenme becerisine sahiptirler. Aynı anda kaç dil öğrenebilirler sorusunu teorik olarak cevaplamam gerekirse, aslında beyin açısından bir sınır olmadığını söyleyebilirim. Benim Çift Dilli Eğitim Uzmanı olarak bebeklerine destek verdiğim ailelerde aynı anda 4 dile kadar rahat öğrendiklerini şahsen gözlemlediğim çok oldu. Bebek İşaret Dili de bu bilişsel altyapı için ilk adım ve onu da bir lisan olarak sayabiliriz.

Bebeklerinin çift dilli yetişmesini isteyen aileler, bebeklerde ikinci dil ve yabancı dil edinimi üzerine Uzman TV’de yayınladığım pek çok videodan detaylı bilgi edinebilirler veya detaylı bir yol haritası planlamak üzere benimle iletişim kurabilirler.

 

Berk ve Can (çocukları) nasıl çocuklar? Bu kadar bilinç düzeyi yüksek bir anne, nasıl bir anne evde? Sizin evde de kriz oluyor mu dönem dönem?

Olmaz mı! Hem kardeşler arasında hem de maaile. (Gülüşmeler) “Evde nasıl bir anneyim?” sorusunu çocuklarıma sormak en doğrusu olur sanırım. Çoğunlukla testten geçiyorum diyebilirim. Geçenlerde, küçük oğlum akşam uykuya dalmadan önce bana sarılıp “Bütün dünyadaki anneler içinden en sevdiğim anne sensin, seni çok seviyorum” demişti… Nihayetinde, ihtiyacımız olan, her an mükemmel olmak değil, ama bu seviliyor olma hissini kendi çocuğumdan en katıksız haliyle duymak… İşte bu paha biçilemez.

Eşimle benim için en önemlisi, sevgisini de öfkesini de sağlıklı ifade edebilen, özgüvenli, şiddetsiz çocuklar yetiştirebilmek ve sevgimizi en saf haliyle çocuklarımıza yansıtabilmekti. Berk ve Can’ın da (çoğunlukla!) bu yolda adım atıyor olduklarını görmek mutluluk verici. Destek verdiğim anne babalara da özellikle belirttiğim gibi; “Malum, insanız. Robot olmadığımız için.”

Anne babalar ve çocukları olarak mükemmel bir çizgide seyretmemiz imkansız bir hedef ve böyle gerçekçi olmayan bir beklentinin de tek sonucu var: hayal kırıklığı. Anda kalmak ve dengeyi her kaybettiğimizde özşefkat ve şefkatle birbirimize elimizi uzatmak ise daima iyi geliyor hepimize…

 

Yeni anneler çok panik olabiliyor, onlara ne söylemek istersin?

Tekrar sezgilerimize geri dönme zamanı artık… Bir uzmanın bize verdiği şablonlara göre değil, anne baba güdülerimizi takip ederek, kendi kurduğumuz ailelere ve kendi yaşam tarzımıza göre anne baba modellerimizi yaratabiliriz. Attachment Parenting/Doğal Ebeveynlik felsefesi işte bize bu özgürlüğü sunuyor. Bilgi edinimi ile sezgiselliğiniz kuvvetlenecek. İletişimle de aile içi bağınız ve eşinizle ilişkiniz dengelenecek. Yeter ki niyet edin.

Mümkünse hamilelik döneminden itibaren ebeveynliğe hazırlanın, eşinizle beraber doğru ve çeşitli kaynaklardan bilgi edinin. Hamilelik döneminde, özellikle bebek/çocuk gelişimi, emzirme, pozitif disiplin ve eşler arası iletişim konularında kendinizi geliştirin. Edindiğiniz bilginin hem beyninizden hem de kalp süzgecinizden geçtiğinden, eşinizle de aynı sayfada olduğunuzdan emin olun. Okuduklarınızı harfi harfine bebeğinize uygulamaktan kaçının. Bebeğinizin sinyallerini okumaya odaklanın. Ailenizden ve gerektikçe yetkin bir uzmandan da destek almaktan hiçbir zaman çekinmeyin.

 

Peki, son soru. Hayalin nedir?

Yıllar sonra Türkiye’ye dönüp de ZenWorld Anne-Baba Farkındalık Akademisi ve Doğal Ebeveynlik Türkiye STK’sını kurarak hayalimin çok büyük bir kısmına ulaştım. Mindfulness, Pozitif iletişim ve şiddetsizlik konularındaki uzmanlık birikimimi her kesimden ailelerle ve çocuklarla paylaşmak benim için çok değerliydi, halen de öyle. Böylelikle, ebeveynlik şeklimizin aslında o çok istediğimiz toplumsal değişim dalgası için ne kadar etkili olduğu konusunda da bir farkındalık yaratmak, o farkındalığa küçük de olsa katkım olma ihtimali, şükür duymam için yeterli. Şu sıralar, yeni bir kitap yazıyorum. Kitabımın yayınlanması ve grup eğitimlerimi çok daha büyük kitlelere, tüm Türkiye’ye ulaştırabilmek de yakın gelecek hayallerim arasında…

 

Çok teşekkürler bu keyifli röportaj için. Sana nereden ulaşabilirler?

Ben teşekkür ederim. Sosyal medya hesaplarımdan ya da Whatsapp ve email yolu ile ulaşabilirler.

Tel. 0537 699 29 46

Email: DrOnaran@gmail.com
www.instagram.com/DrOnaran

www.facebook.com/ZenWorldAcademy

www.facebook.com/APITurkiye

İstanbul’da iseler bireysel danışmanlık, İstanbul/Türkiye dışından ise online danışmanlık opsiyonundan faydalanabilirler. (Her ay sadece iki yeni aileyi özel danışmanlık programıma kabul edebildiğimi özellikle belirtmek isterim.) Aylık etkinliklerim hakkında en güncel bilgi için de sosyal medya sayfalarıma abone olabilirler. Sevgiler…

 

 


HAKKINDA:

Uzman (Doğal Ebeveynlik, Bebek İşaret Dili, Aile içi İletişim, Çift Dilli Eğitim, Mindfulness)
Kurucu-Direktör, “ZenWorld International Anne-Baba Farkındalık Akademisi”
Kurucu-Lider, Attachment Parenting API/Doğal Ebeveynlik Türkiye Platformu (STK)
www.instagram.com/DrOnaran
www.facebook.com/ZenWorldAcademy
www.facebook.com/APITurkiye
Email: DrOnaran@gmail.com

İki çocuk annesi Dr. Onaran, Doğal Ebeveynlik ve Farkındalık Danışmanı, İletişim ve Çift Dilli Eğitim uzmanıdır. Uzun yıllar Amerika’da önde gelen üniversitelerde öğretim üyesi ve sivil toplum lideri olarak bulunmuş ve bu sürede, şiddetsiz iletişim, pozitif disiplin ve bebek işaret dili konularına yönelmiş, Amerika’da alanında pekçok ilke liderlik etmiştir. 15 yıl ABD’de akademisyenliğin ardından, 2014 sonbaharında Türkiye’ye ailesiyle geri dönmüş ve bir ebeveyn & expat farkındalık oluşumu olan ZenWorld International Eğitim ve Danışmanlık’ı hayata geçirmiştir: www.facebook.com/ZenWorldAcademy

Amerika’da ve Türkiye’de toplam 4 üniversiteden mezun olan Dr. Onaran’ın, Boğaziçi Üniversitesi’nde Yabancı Dil Eğitimi lisans (1997) derecesinin ardından, ABD’deki Brown Üniversitesi’nde ‘Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları/İletişim/Kültürel Etüdler’ alanlarında yükseklisans ve tam burslu doktora dereceleri bulunmaktadır. Ek olarak, Harvard Üniversitesi ve UC Berkeley’den pozitif psikoloji alanınında sertifikaları, yoga-meditasyon eğitmenliği sertifikası, Uluslararası Pearson Eğitmen Eğitmeni (“Master Trainer”) sertifikası ve pekçok uluslararası yayını bulunmaktadır.

Türkiye’de, kurucusu olduğu “ZenWorld International Anne-Baba Farkındalık Akademisi” bünyesinde, kurumlara, ebeveynlere ve expat ailelere özel doğum öncesi ve sonrası eğitimler ve danışmanlık sunmaktadir. Bebeklere/çocuklara ise İngilizce/çift dilli yaratıcı oyun ve mindfulness atölyeleri ve ‘Kardeşe Hazırlık’ oryantasyonu sunmaktadır. Eğitmen Eğitmeni olarak, Boğaziçi Üniversitesi Annelik Okulu gibi önde gelen kurumların eğitmenlerine özel eğitimler vermektedir.

Şahsen ve Online sunduğu Danışmanlık Alanları: Doğal Ebeveynlik/Attachment Parenting, Pozitif Disiplin, Bebek İşaret Dili, Çift Anadilli Bebek Yetiştirme, Eşlerarası İletişim, Şiddetsiz İletişim, Mindfulness ve Ülke Değiştirme Adaptasyonu.
www.instagram.com/DrOnaran
www.facebook.com/ZenWorldAcademy
www.facebook.com/APITurkiye
Email: DrOnaran@gmail.com
Tel: 0537 699 29 46