Röportajlar

Mini Röportaj: Pınar Altuğ Atacan

7 Mart 2016
minion mag mini röportaj pınar altuğ
Paylaşım
0
Yorum
0
minionmag
EDITOR-IN-CHIEF
[TÜM YAZILARI]
Yeni nesil anne babalar için kültür-sanat, müzik, seyahat, gastronomi, spor, sağlık, tasarım ve moda hakkında yayın yapan alternatif aile dergisi....
[DEVAMINI OKU]

Biz ailecek kızımızı hayatımızın çok içine kattık. Her ne yapıyorsak hep o da bizimle oldu.

Pınar Altuğ denildiğinde aklımıza ilk olarak gözlerinin içi parlayarak gülümseyen bir yüz geliyor. O kesinlikle bir pozitif enerji.

Televizyonda yer aldığı programlar, oyuncu olarak canlandırdığı karakterler, yemek kitabı, destek olduğu sosyal sorumluluk projeleri, tekne tekstil tasarımı ve kendi annesinden ilham alarak yaptığı mücevher tasarımları… Her yaptığı işte başarılı ve çok yönlü bir kadın.

Pınar Altuğ, özellikle uzun yıllar rol aldığı Çocuklar Duymasın olmak üzere, oynadığı dizilerde örnek bir anne/ebeveyn figürü olarak aklımızda yer edindi. Kariyerinde olduğu kadar gerçek aile yaşamında da başarılı, mutlu bir eş, mutlu bir anne örneği. Yedi yaşındaki kızı Su’nun annesi.

Pınar Altuğ Atacan’ı hem bir anne hem de başarılı bir kadın olarak daha yakından tanımak istedik ve mini bir röportaj gerçekleştirdik. Kendisi de sorularımızı Minion Mag okuyucuları için tüm samimiyetiyle cevapladı.
Keyifli okumalar dileriz.


Ben annesine çok hayran bir çocuktum. Şimdi geriye dönüp baktığımda neden olduğunu daha iyi anlıyorum.

mini röportaj pınar altuğ

Annenizden ilham alarak bir koleksiyon tasarladınız; Selma by Pınar Altuğ. Peki “annelik” açısından da anneniz bir ilham kaynağı mı sizin için?

Kesinlikle! Ben annesine çok hayran bir çocuktum. Şimdi geriye dönüp baktığımda ona niye bu kadar hayran olduğumu daha da iyi anlıyorum. Gerçekten çok özel bir insandı.

Küçükken ne olmak isterdiniz?

Çok garip gelecek ama özellikle olmak istediğim bir meslek seçmemiştim. Benim olmak istemediğim bir meslek vardı: ‘Doktorluk’. Herhalde bütün çocukların doktor olmak istemesine bir tepkiydi. (Gülüşmeler)

Göz önünde bir anne olmak nasıl bir duygu?

Göz önünde olmaya çok alışığım ama anne olunca durum biraz daha farklı oldu. Annelik çok özel bir durum, çocuğu söz konusu olunca insanın gözü başka hiçbir şey görmüyor. Elimden geldiği kadar kızımı korumaya çalışıyorum. Korumak derken hayatını kısıtlamak değil tabii.

 

PinarAltug_Su_YagmurAtacan3-(1)_b

 

Su’yu ayna karşısında ağlama taklidi yaparken bulduğumuzda 1,5 yaşındaydı.

Kızınızla bir gününüz nasıl geçer?

Dolu dolu. Biz ailecek kızımızı hayatımızın çok içine kattık. Her ne yapıyorsak o da bizimle oldu. Şimdi bir de büyüdü tabii, beraber vakit geçirmek daha eğlenceli oldu. Evdeysek aktivite yapmaktan çok keyif alıyoruz. Boyama, el işi, örgü… Beraber yemek yaparız. Hava güzelse sokakta vakit geçirmekten çok keyif alırız, paten kaymaya gideriz. Ya da parka…

Hem annesi hem de babası oyuncu olan bir çocuk. Oyunculuğa ilgisi var mı?

(Gülüyor) Var. Sanırım genlerinde var. Ayna karşısında ağlama taklidi yaparken bulduğumuzda henüz 1,5 yaşındaydı.

Gördüğümüz kadarıyla spor hayatınızın bir parçası, tenis oynuyorsunuz, kayak yapmayı seviyorsunuz. Su da sizden etkileniyor mu? Herhangi bir spora ilgisi var mı?

Etkilenmez mi? Kendini bildiğinden beri anne babasını spor yaparken görüyor. Hatta zaman zaman beraber gidiyoruz spora. Dolayısıyla sporun yemek yemek kadar doğal ve hayatın bir parçası olduğunu düşünüyor. Okulda jimnastik takımında, lisanslı sporcu.

pınar altuğ atacan röportaj

Su’nun ve sizin hayvanlarla aranız nasıl? Evinizde bir hayvan besliyor musunuz?

Biz hayvan seven, çok kalabalık bir aileyiz. Evimizde 4 kedi 2 köpek var. (Gülüşmeler)

Ailece yapmayı en sevdiğiniz etkinlikler neler?

Dediğim gibi, biz kızımızı hayatımızın içine aldık ve her şeyi beraber yaşıyoruz. Ailecek olduktan sonra her şey bizim için çok eğlenceli. Seyahate gitmek, sinemaya gitmek, sokaklarda dolaşmak…

Pınar Altuğ pozitif enerjisiyle, güler yüzüyle bildiğimiz bir isim. Günlük hayatın koşturmacası içinde kendinize nasıl vakit ayırıyorsunuz?

İşlerimin yoğunluğu ve kızım nedeniyle kendime eskisi kadar çok zaman ayırmaya öncelik tanıyamıyorum. Ama artık çok daha az uyuyorum, böylece yaşamaya daha fazla zamanım kalıyor. Sporumu aksatmadan, haftada minimum iki kere yapmaya çalışıyorum. Ayda bir kere cilt bakımı ve hamam da aksatmadan yaptıklarım arasında. Kuaför vs. saymıyorum zaten. Kişisel bakıma ayırdığım zamanlar haricinde, çok zamanım yok kendime vakit ayırmaya ama ailemle olmak bana fazlasıyla yetiyor.

Elimden geldiği kadar kızımı korumaya çalışıyorum. Korumak derken hayatını kısıtlamak değil tabii.