Röportajlar

Mini Röportaj: Melina’s Mom

15 Ocak 2017
melina's mom blogger ve instagram annesi merve öztürk
Paylaşım
0
Yorum
0
minionmag
EDITOR-IN-CHIEF
[TÜM YAZILARI]
Yeni nesil anne babalar için kültür-sanat, müzik, seyahat, gastronomi, spor, sağlık, tasarım ve moda hakkında yayın yapan alternatif aile dergisi....
[DEVAMINI OKU]

Eve geldiğimde yine kıpırdamadan yattım, ama kafamı dağıtacak, düşünmemi engelleyecek heyecanlı bir kitap okudum. Açlık Oyunları kitabını bitirdiğim gün test günümüzdü. İlk defa önceden yaptırmadım, tam gününde gittim. Test sonucunu almak için ilk defa doktorun aramasını bekledim. Doktorum telefonda çok mutlu bir ses tonuyla bana “HAMİLESİN” dedi. Sevincimi sizlere hangi kelimelerle ifade edeceğimi inanın bulamıyorum. Yaşadığım his tarifsiz ve ancak yaşandığında anlaşılabilecek türden bir mutluluktu. O an doktoruma onun için ömrüm boyunca dua edeceğimi ve onu deliler gibi sevdiğimi bağırırken, içimden geçen adağı paylaşmak istedim. Durumu olmayan bir anneye, tüm masraflarını karşılayarak, dondurma işlemi de dahil, tüp bebek transferi yaptıracağımı söyledim. Yavrumun benimle kalması için dua ederek telefonu kapattım.

Merve Öztürk, nam-ı diğer Melina’s Mom üç dış gebelik ve dördüncü tüp bebek denemesinin ardından aldığı mucize haberi işte bu kelimeleri ile bloguna aktarıyor. Tüm yaşadığı olumsuzlukları kendisinin geçtiği yollardan geçmekte olanlar için öyle kalpten ve naif bir biçimde anlatıyor ki, annelik yolunda ümidini kaybetmiş binlerce kadının dert ortağı, dostu oluveriyor. Ve tabi sonrasında Çilekli Dondurma olarak bahsettiği dünyalar tatlısı kızı Melina’nın hikayeleri ve videoları ile sadece annelere değil çocuklarda hayat bulan herkesin kalbinde, bu sefer kızıyla birlikte yer etmeye devam ediyor…

Sevgili Melina’s Mom Merve Hanım ile anneliğe ve Melina’ya dair Minion Mag okuyucularına özel kısa bir röportaj gerçekleştirdik. Tüm annelere ve anne adaylarına ilham olması dileğiyle keyifli okumalar dileriz…

 

Öncelikle, Minion Mag okuyucuları için bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Merhabalar… Sizin de girişte kısaca bahsettiğiniz gibi ben; zorlu hamilelik sürecini, bu süreçte edindiğim tecrübelerimi, kızımı kucağıma ilk alışımı ve o andan sonra hissettiklerimi tüm şeffaflığıyla blogumda ve sosyal medya hesaplarımda paylaşan, paylaştıkça çoğalan Melina’s Mom ailesinin bir üyesiyim. (Gülümsüyor) Eskiden kalma bir alışkanlığın devamı gibi, sadece içimden gelenleri kaleme aldığım bir günlük gibi düşündüğüm blogum; beni zamanla annelerin, çocukların ve hatta babaların severek takip ettiği bir sosyal figür haline getirdi… Tüm bunlar olmadan önce nerede ne yaptığımı merak edenler olursa da Bilgi Üniversitesi – Halkla İlişkiler Bölümü mezunuyum.

 

Anneliği nasıl yorumluyorsunuz?

Anneliği; biz kadınların hayatındaki en büyük ‘dönüşüm’ ve eşi benzeri olmayan bir ‘mucize’ olarak yorumlayabilirim. Sahip olduğumuz bu mucizeyi sanata dönüştürebilme imkanını da elinde bulunduran birer sanatçıyız da aynı zamanda… Burada sanat olarak bahsettiğim şey maddiyatla ölçülen değerlerden ziyade dünyaya iyi kalpli, düşünceli, vefakar çocuklar yetiştirebilme sanatı oluyor aslında… Şöyle bir durup düşündüğünüzde etrafınızda sevgi dolu, saygılı, iyilik yapmak için can atan kaç tane genç insan görebiliyorsunuz? Ben cevabın ‘çok az’ olacağına eminim.

 

Hayata bakış açınız anne olduktan sonra değişti mi?

Tamamıyla hem de! (Gülümsüyor) Önceden de çok umursamaz ya da sadece kendini düşünen biri değildim ama annelikten sonra etrafımdaki herkesi düşünen, tanımadığım birini üzgün görünce bile içgüdüsel olarak duygusal değişimler yaşayan birine dönüştüm. Anne olmayan okurların ‘Ay bu da değişmez bir klasik’ diyeceklerini biliyorum ama bu değişim anne olmadan anlaşılmıyor maalesef… Dilerim ki çocuk isteyen her kadın bu duyguyu yaşayabilir. Tam olarak neleri değiştirdi derseniz de; maddiyatı önemsemeyi bıraktım, temiz kalbinle inandığın her şeyin doğru zamanda ve doğru yerde karşına çıkabileceğine inandım ve en önemlisi de sağlığın hayattaki en büyük hazine olduğuna ikna oldum.

Kızınız Melina ile bir gününüz nasıl geçiyor?

Her anne – kızınki gibi geçiyor aslında. Uyanıyoruz, kahvaltı ediyoruz ve okula gidiyoruz. O okuldayken ben de toplantı, alışveriş, spor ve diğer gündelik işlerimi hallediyorum. Sonra saat 16.00 gibi Melina’yı okuldan alıyorum ve bale kursu varsa ona gidiyoruz. Eğer o günümüz boşsa, canı bir şeyler yapmak isterse onu yapıyoruz. Örneğin anneanneye gitmeyi çok seviyoruz, o yüzden bu da haftalık rutinlerimizden bir tanesi haline geldi diyebilirim. Sonra da akşam eve dönüp babamızla yiyeceğimiz yemek için hazırlık yapıyoruz. Gün bitmeden de bir aktivite muhakkak yapmış oluyoruz; resim çizmek, kitap okumak, oyun hamurlarıyla yaratıcılık geliştirmek gibi.

 

Hamile kalmak istediğiniz o zor dönemlerde Nefes Terapisi ile tanıştınız. Ve sonraki dönemlerde Nefes Koçu oldunuz. Bu konuda bizi kısaca bilgilendirebilir misiniz? Nefes çalışmalarının nasıl bir faydasını gördünüz?

Keşke çok daha önce tanışsaymışım nefes terapisiyle… Küçükten büyüğe herkesin yapması gerektiğini düşündüğüm bir rahatlama seansı çünkü. Olumlu düşünebilmek, stres anında kendinizi sakinleştirebilmek, negatif olmayı unutmak, çocuğunuzu kötü enerjili şeylerden uzak tutabilmek, başarılı olmak, sevmek gibi birçok şeyde etkili. Benim için en büyük etkisi çocuk sahibi olmak istediğim dönemlerde karşılaştığım olumsuz olayları geri püskürtebilmek gibi görünüyor olsa da tüm hayatımı etkilediğini söylemek istiyorum. Bugün Melina’nın bu kadar pozitif bir çocuk olabilmesinde de etkisi var, eşimle olan uyumlu ilişkimde de… Ve bu zamana kadar yaptığım çoğu güzel iş ve projede de…

Instagram’ın ünlü anneleri arasında ilk sıralardasınız. Bu başarınızın sırrını neye bağlıyorsunuz?

Samimiyete ve doğallığa… Melina’nın videoları gerçekten evde olduğu gibidir mesela. Benim onunla olan diyaloğum da gerçekten aramızda olduğu gibi yansır takipçilerimize. Sanırım bir de Melina’yı sevenlerle kurulan sıcak bağın da bu konuda büyük etkisi var. Melina onu seven ablalarının birçoğunu tanıyor artık. Onu görmeye geldiklerinde isimleriyle hitap edip sarılıyor hatta. (Gülüşmeler) Bunu, bize başarı getirmesini istememizden ziyade içimizden geldiği için, onları gerçekten sevdiğimiz için yaptık. Ama küçük bir ‘Çilekli Dondurma Ailesi’ kurmuş olmamızın da güzel bir etkisinin olduğunu söyleyebilirim.

Peki son olarak, hamileliğe geçiş sürecini sizin gibi yaşayan anne adayları için kısaca söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Sabretmelerini ve şükretmelerini söyleyebilirim. Hamilelikte ve anne olunca, en çok bu ikisine ihtiyaçları olacak. Zorlu günlerde bir mucizeye sahip olacakları için sabretmeleri, çocuk sahibi olduktan sonra da Allah’a şükretmeleri yeterli olacak. Ondan sonrasını hayırlısıyla zaman gösterecek.