Röportajlar

IronDad: Berry Nae

16 Haziran 2017
Paylaşım
0
Yorum
0
minionmag
EDITOR-IN-CHIEF
[TÜM YAZILARI]

Yeni nesil anne babalar için kültür-sanat, müzik, seyahat, gastronomi, spor, sağlık, tasarım ve moda hakkında yayın yapan alternatif aile dergisi.

...
[DEVAMINI OKU]

Tam tamına 226 kilometrelik bir parkur. Bu zorlu parkurları hiç durmadan, bir seferde tamamlıyorlar. Üç spor branşı bir arada. Yüzüyorlar, bisiklete biniyorlar, koşuyorlar. İnanılmaz bir disiplin. İnanılmaz bir kondisyon. Hepsi gerçek birer Demir Adam.

Peki, kim mi bu insanlar?

Kimi hayatını spora adamış kimi ise kurumsal hayatın göbeğinde çalışırken bu zorlu yarışa hobi olarak katılan insanlar. Hepsi birer ebeveyn, çocuklara yol gösterici. Anne babalara ilham veren, çocukları spora yönlendirme konusunda örnek alınacak isimler. Onlar Ironman Aileler.

Ironman Aileler özel röportaj serimiz Berry Nae ile devam ediyor. Kendisi, spor hayatı, ailesi ve çocuklarıyla ilgili merak ettiğimiz tüm soruları Minion Mag okurları için tüm içtenliğiyle yanıtladı.

berry-nae-irondad

Minion Mag okuyucuları için bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Herkese merhaba. 1975 yılında doğdum. Evliyim, iki oğlum var. İşletme mezunuyum. Şu anda tekstil üretimi ve ihracatı yapan bir şirketin Genel Müdürü olarak çalışıyorum.

Spor hayatına kaç yaşında başladınız? Çocukken de spor yapıyor muydunuz?

Her çocuk gibi benim de okul yıllarımda, spor hep hayatımın bir parçasıydı. Tabii o zamanlar benim için basketbol ve futbol geçerli spor dallarıydı. Hatta okul arkadaşlarımın bana hatırlattığı kadarıyla o zamanlar da iyi bir koşucuymuşum. Ama atletizm gibi bireysel sporlar hiçbir zaman ilgi alanımda değildi.

Spor hayatım daha sonraki yıllarda, sınıfta gizli gizli maçlarını radyoda dinleyecek kadar fanatiği olduğum takımımın maçlarına gitmek ve halı saha maçları organize etmekle geçti.

berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-11

Ironman’e katılma hikayeniz nedir? Bu maceraya nasıl atıldınız?

Aslında benim hikayem Ironman’e katılma hikayesi değil. Spora tekrar başlama hikayesi. 33 yaşına geldiğimde değişen hayat tarzı ile 95 kiloya ulaştım. Bir gün bunun artık böyle gitmeyeceğini ve bir şeyler yapmam gerektiğini düşünerek hemen bir spor salonuna üye oldum. Personal trainer eşliğinde çok disiplinli bir çalışma sonucu, 6 ay gibi kısa bir sürede, beslenmeme de çok dikkat ederek 30 kg verip 65 kiloya ulaştım.

Daha sonraları ise spor salonunda gym ve cardio antremanlarına devam edip hafta sonları da ormanda koşmaya başladım. Bu dönemde tanıştığım bir arkadaşım sayesinde maraton koşmaya karar verdik. Ancak 42 km olduğunu henüz bilmiyordum. Dört ay sonunda ilk maratonumu, Antalya’da, hedeflediğim 4 saatte tamamlamıştım.

Spor sayesinde farklı arkadaş çevrem oluşmaya başlamıştı.
Bir gün, Kıbrıs’ta yapılacak yarım Ironman mesafeli yarış ile ilgili bilgilendirilmek üzere, üyesi olduğum kulüpte toplandık. 1.9 km yüzüp 90 km bisiklete binilecek ve üstüne 21.1 km koşulacaktı. Üç arkadaş takım kurup her birimiz ayrı disiplini yaparak bu parkurda yarışmaya karar verdik. Ama ben, bir sene sonra bu mesafenin iki misli olan Full Ironman mesafesinin en zor parkularından biri olan Fransa Nice parkurunda yarışacağımın da o gün kararını vermiştim.
berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-10

İlk hangi parkurda yarıştınız?

2013 Norveç/Haugesund, Half Ironman mesafesindeki ilk yarışımdı. 2014 yılında ise ilk full mesafemi Fransa/Nice’te koştum.

Peki toplam kaç Ironman’de yarıştınız?

Altı tane Half Ironman, üç tane de Full Ironman mesafesinde yarıştım. Sağlığım elverdikçe de yarışmaya devam edeceğim.

Günde kaç saat spor yapıyorsunuz?

Sezon öncesi hazırlık döneminde günde ortalama bir buçuk saat antrenman yapıyorum. Fakat sezona girdiğimizde, bu süre haftalık 15-20 saat arasında, günde çift antrenman ve hafta sonları uzun süren antrenmanlar temposunda geçiyor.
berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-15

Çocuklarınız kaç yaşında? Onların da triatlona veya başka bir spor dalına ilgisi var mı?

8 ve 11 yaşlarında iki oğlum var. İkisi de spora çok meraklı. Büyük oğlum okulun masa tenisi takımında ve önümüzdeki günlerde atletizm branşında da okulunu temsil edecek. Küçük oğlum ise basketbol meraklısı. Her ikisi de birkaç kez Ironkids yaptılar. Yüzme-koşu ya da sadece koşu olarak düzenlenen bu yarışlarda büyük oğlum bu sene kendi yaş grubunda yarışı birincilikle tamamladı.
berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-4

Çocuklarınızı spora nasıl yönlendirdiniz? Sizin spor yaptığınızı görmeleri yeterli miydi yoksa onlara motivasyon sağlayan yöntemleriniz var mıydı? Bizimle paylaşır mısınız?

Çoğu baba gibi ben de öncelikle çocuklarıma tuttuğum takımı tutmaları için formalar alarak, maçlara götürerek ilgilerini çekmeye çalıştım. Ancak uğraştığım kadar başarılı olamadım. Belki de daha yaşları küçüktü. Zaten daha sonra kendim de düzenli spor yaptıkça futbola olan ilgim çok azaldı.

Artık kendi yarışlarım daha önemliydi. Her sene düzenli olarak yarışıyorum ve tüm yarışlara ailece gidip o heyecanı birlikte yaşamak gibi bir geleneğimiz var. Parkurun içinde bir anda onları görmek benim için de büyük bir motivasyon. Onlar da yarışları izlerken kendi kendilerine çok heveslenmeye başladılar.

berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-16

2015’te Avusturya’da 10 saatlik yarışı hiç bıkmadan takip ettiler. Artık finish’e doğru giden halıda koşarken bir anda seyircilerin arasından oğlum büyük bir heyecanla yarış parkuruna atladı ve son 50 metreyi birlikte el ele koştuk. Bütün yorgunluğum gitmişti.

Geçtiğimiz yıl oğlum 4 kilometrelik arazi yarışına, büyükler kategorisinde katıldı. Ben de ona eşlik ederek yarışı birlikte tamamladık.

Yazları uzun koşu antrenmanlarında oğlum bana bisikletiyle eşlik ediyor. Umarım büyüdüklerinde onlar da beni yanlarına alır ve ben de onları yarışırken izlerim.

berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-12

Her sene düzenli olarak yarışıyorum ve tüm yarışlara ailece gidip o heyecanı birlikte yaşamak gibi bir geleneğimiz var. 2015’te Avusturya’da, 10 saatin ardından finish’e doğru giden halıda koşarken bir anda seyircilerin arasından oğlum büyük bir heyecanla yarış parkuruna atladı ve son 50 metreyi birlikte el ele koştuk. Bütün yorgunluğum gitmişti.

Okul sonrası günlük rutinleri nasıl?

Bu soru beni aşıyor. Eşim yanıtlarsa daha doğru olur. Ben o saatlerde işte ve ardından antrenmanda oluyorum. Eve gelişim 20.30’u buluyor ve ben onları yatmadan önce son oyun dakiklarında yakalıyorum.

Ceni Nae: Okul sonrası çocuklar haftada 2 kere antrenmana kalıyorlar. Biri basketbol diğeri masa tenisi oynuyor. Eve geldikten sonra karınlarını doyurup ödevlerini yapıyorlar. Kalan vakitlerinde de playstation gibi oyunlar oynuyorlar.

berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-2

Ailece birlikte olduğunuz bir hafta sonunuz nasıl geçiyor? Ailece yapmayı en sevdiğiniz şey nedir? Hadi bir Pazar gününüzü anlatın bize.

Ailece tüm günü birlikte geçirmemiz pek mümkün olmasa da çocukların okuldaki ve eşimin dışarıdaki antrenmanları bitişinde açık hava aktiviteleri yapmayı veya dışarıda ailece bir öğle yemeği yemeyi tercih ediyoruz. Tabii hafta sonu ödevlerimiz bittiyse… Geri kalan vaktimizde de dinlenip televizyonda maç keyfi yapıyoruz. Genellikle dışarıdan yemek söyleyip yeni haftaya son hazırlıklarımızı tamamlıyoruz.

berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-7
berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-13

Bu iron family’nin beslenme alışkanlıkları nasıl? Evde “bunları asla yemiyoruz” kuralı var mı? Özellikle çocuklar için dikkat ettiğiniz bir şey?

Evde çocuklar olunca onların da enerjiye ihtiyacı var, benim de. Özellikle bir kısıtlamamız yok, onların yedikleri besinler zaten benim de almam gerekenler. Daha fazla sebze yemeleri için uğrasıyoruz ama bu konuda pek başarılı değiliz. Ben de çok üstlerine gitmiyorum çünkü benim de sebzeyle tanışmam otuzlu yaşlarımdaydı. Tek sorun dolataptaki çikolata ve bisküviler. Onlardan da kurtulabilsek harika olacak.

berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-1

berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-14

 

Peki, IronMan gibi zorlu bir yarış için motivasyonunuz nedir? Bu öz disiplini, yarışlara konsantrasyonu nasıl sağlıyorsunuz?

Nedense yarışmak işin en eğlenceli kısmı benim için. Sekiz ay süren zorlu antrenman döneminden sonra yarış gününü iple çekiyorum. Çünkü arkasından bir süre dilediğim gibi dinlenme ve eğlenme imkanı bulabiliyorum. İlk yarıştığım dönemler sürekli Ironman motivasyon videoları izler ve kendimi hep yarışırken hayal ederdim. Her zaman bir süre ve sıralama hedefim olmuştu ama tecrübe arttıkça hedefler daha iddialı hale gelmeye ve videolar artık yetmemeye başlıyor. Bunun için iyi çalışmak ve düzenli antrenman yapmak zorundayım. Bu sene bir değişiklik yaparak bir spor psikoloğu ile çalışmaya başladım. Aslında bu bir hobi, özellikle hafta sonları uzun saatler birlikte bisiklete bindiğim ve koştuğum çok iyi bir arkadaş grubum var; ama işin içine yarış girince ister istemez hedefinize kilitleniyorsunuz.

berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-6

Triatlon tecrübesi olmayanlar nereden başlamalı? Ironman olmak için ne yapmak lazım?

Etrafında bu sporla ilgilenenler varsa mutlaka onlarla görüşmelerini tavsiye ederim. Eğlenceli gözüktüğü kadar çok da emek isteyen bir spor dalı.

Bir antrenman programı yazacak ve onları yarışma gününe kadar en sağlıklı şekilde destekleyecek, çalıştıracak bir antrenöre ihtiyaçları olacaktır.

Yüzme ve koşu kısmı işin en az bütçe isteyen kısmı. Ama bisiklet konusu çok farklı boyutlara gidebiliyor.

Bu işi Ironman seviyesine götürmeyi planlıyorlarsa önce eşlerinden izin almaya baksınlar. Onlara en büyük tavsiyem bu olur.

Tamamlamayı hayal ettiğiniz bir ironman parkuru var mı?

Evet bir hayalim var. Buna ulaşmak ne kadar zamanımı alacak bilmiyorum ama bir gün dünya şampiyonasında Hawaii/Kona’da en iyi Ironman’lerle aynı parkurda yarışmak istiyorum.

Beğendiğiniz, ilham aldığınız Ironmanler var mı?

Yabancı Ironmanler tabii ki var; ama onlar profesyonel olarak yarışıyor, hayatlarını bu spor dalından kazanıyorlar. Bana onlardan daha çok ilham veren ve birlikte antrenman yapma imkanı bulduğum Türk Ironmanlar var. Hepsi birkaç kez Kona’da yarışma hakkı kazanmış ve hangi yaşta olursa olsun bu sporu ciddiyetle yapan arkadaşlarım.

berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-5

Bizimle heyecanlı bir Ironman anınızı paylaşır mısınız?

En heyecanlı yarışım Nice’ti. Çok iyi hazırlanmıştım. Eşim de beni desteklemek üzere oradaydı. O da en az benim kadar heyecanlı ve tedirgindi. İlk defa 3800 metre yüzecek, 180 km bisiklete binip 42 km maraton koşacaktım. Hedeflediğim sürede yüzmeden çıkıp bisikletimi aldım. Benim için işin en keyifli kısmına gelmiştim. Nice, Ironman parkurları içinde çok yokuşlu olmasından dolayı zor parkurlardan biri olarak anılır. 70 km boyunca sürekli tırmandık. Arkasından 110 km, teknik gerektiren virajlı inişler başladı. Bu bölümde ciddi sağanak yağmura yakalandık. Ambulans sesleri sürekli kulaklarımızda çınlıyordu.

Son 10 km’ye girerken önümdeki bisikletçi kontrolünü kaybedip benim düşmeme sebep oldu. Jantım hafifçe eğildiği için frenlerime sürtüyor, gitmeme engel oluyordu. Ben de, zaten yağmurdan dolayı tutmayan frenlerimi gevşetip yoluma öyle devam ettim. Bisiklet etabını bu şekilde şans eseri sorunsuz tamamladım.

Bisikletimi bırakıp koşuya çıkmadan, ihtiyaç molası vermek üzere kabinlerden birine girdim. Dışarıda eşimin sesini duydum; “İyi gidiyorsun, çok iyi gidiyorsun.” diyordu. “Bir de bana sor…” demiştim. Mola o kadar uzun sürdü ki eşim bana içeride bir şey oldu sanmış.

berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-8

Arkasından artık yarışın son etabı olan koşuya geçtim. 26. km’ye kadar her şey yolunda giderken bir anda sendelemeye başladım. İlkyardım çadırı bana bakıyor, ben ilkyardım çadırına… Galiba, dedim, bu yarış buraya kadar… Yiyecek standına doğru giderken elim direkt tuzlu bisküvilere gitti. O anda başıma geleni anladım; vücudumda tuz eksilmişti ve baygınlık geçirmek üzereydim. İşte o bisküviler bana o kadar iyi geldi ki sanki yarışa yeni başlamış gibi oldum. Bir avuç bisküviyi de elime alıp yarışın devamını getirdim. İlk Ironman madalyamın mutluluğu tarif edilemezdi.
berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-9

Ironkids için çocuklar ve aileleri nereden başlamalı? Mesela iyi bisiklet çevirebilen, koşabilen ancak daha önce hiç yarışmamış bir çocuk ve ailesi nasıl bir yol izlemeli?

Ironkids yarışları Ironman yarışlarından bir gün önce yapılıyor. Yüzlerce çocuk start alıyor. Onların o heyecanı inanılmaz. Çocuklar için düzenlenen kısa mesafeli yarışlar var, başlangıç olarak onlara katılmalarını tavsiye ederim. Böylece yarış heyecanını biraz olsun üzerlerinden atacaklardır.

berry-nae-ironman-family-minionmag-roportaji-3

Ülkemizde de bu spor dalı gün geçtikce yaygınlaşıyor. Aileler özellikle küçük yaşta çocuklarının yüzmelerine destek olabilirlerse, ilerleyen zamanlarda çok faydasını göreceklerdir. Hayatlarında sporu hiçbir zaman ihmal etmesinler çünkü spor, beraberinde düzenli ve disiplinli olmayı da getiriyor. Bütün Ironkids’lere şimdiden başarılar.