Spor-Sağlık

Fobilerle Mücadelede Çocuğuma Nasıl Yardım Edebilirim?

6 Şubat 2016
fobilerle mücadelede çocuğuma nasıl yardım edebilirim
Paylaşım
0
Yorum
0
Uzm. Psk. Sandra P. Duenyas
Renkler Otizm Akademisi
[TÜM YAZILARI]
Psikoloji eğitimini Fransa’da Sorbonne-Paris V-Üniversitesi’nde tamamlayarak, İngiltere’de Liverpool Üniversitesi’nden klinik psikoloji uzmanlığını onur derecesiyle almıştır. “Otizmli Çocukların Duyus...
[DEVAMINI OKU]

Bazı takıntıların veya fobik eğilimlerin çıkış nedeni “hayalgücü” ve “kafamızda yarattığımız korkular” olabilir.

Glossofobi, kenofobi, kinofobi, ksenofobi, niktofobi, osmofobi, pantofobi, sosyofobi, zoofobi, aviofobi…

“Fobi” sözcüğüyle bezenen ve ana sorunu ifade eden Latince kelimeyle birlikte anlam kazanan bir “kronik korku” bütünüdür. Fiziksel ve psikolojik dışavurumlarımızı dengesizleştiren, sosyal hayatımızı büyük ölçüde etkileyen ve günlük yaşam düzenimizi bozan “olumsuz stres” unsurudur.

Her stres olumsuz mudur? Her stres endişe ve korku yayar mı?

İnsan vücudu mükemmel bir denge halindedir. Ortamdaki “tehlikeli uyaran”ı sezebilir, onunla savaşabilir veya kaçabilir. Stres seviyesi ise, savaş veya kaçış halindeki duygu regülasyonunun ritmi ile belirlenir. Bir çocuk için karanlıkla başetme, korku kaynaklı stres seviyesini yükseltebileceği gibi, bir başka çocuk için karanlık, hayal kurabileceği, kendine bir kahramanlık hikayesi yazabileceği bir durum halini alabilir. Bir başka örnekte ise, bir çocuk sınav sırasında panik kaynaklı başarısız olurken, bir başka çocuk panik haliyle hırslanıp, dikkatini arttırıp çok başarılı olabilir.

O halde stres sadece olumsuz sonuçlar mı doğurur?

Elbette, hayır. Dozunda bir stres seviyesi, korku, endişe ve başarısızlık hali yerine dikkati yöneltme, fakındalık; konsantrasyon ve başarı isteğini olumlu yönde tetikler. Böylece, stresini doğru yönetebilen bir çocuk sınavda istediği başarıyı elde eder.

O halde, her iki durumda da kaynak stres ise, çocuğu başarıya veya başarısızlığa yönelten nedir?

Her iki durumda da kaynakta stres olsa bile, asıl başarı onu yönetebilmektedir. Yaşanmışlıklar, öğrenilmişlikler ve edinilmiş duygu-düşünceler, stres, takıntı ve fobinin temel nedenidir. Her olumsuz davranışın bir öncülü vardır. Uzmanların ve ailelerin çocuklarında keşfetmeleri gereken en temel unsur da budur: Davranışın Öncülü

Çocuklarınızın davranış öncüllerini kolaylıkla belirleyebilir, kendinize soracağınız birkaç soruyla sorunun ana kaynağını keşfedebilirsiniz.

Davranışın gerçekten “problem” olup olmadığını belirleyin.

• Bu davranış çocuğunuza zarar veriyor mu?
• Bu davranış çocuğunuzun aile hayatını olumsuz etkiliyor mu?
• Bu davranış çocuğunuzun sosyal yaşamını olumsuz etkiliyor mu?
• Bu davranışın oluşmasını anne-baba olarak engelleyebiliyor musunuz?

Yukarıdaki sorulara vereceğiniz olumlu ve olumsuz yanıtlar, çocuğunuzda gözlemlediğiniz stresin ve stres unsurlu davranışların ne denli takıntısal veya fobik eğilim içinde olduğunu anlamanıza yardımcı olacaktır.

Örneğin, topluluk önünde konuşmaktan çekinen bir çocuk için stres ona başarı getiremeyecek seviyedeyse, bu durumu artık “olumsuz stres” olarak adlandırabiliriz. Bu olumsuz stres, çocuğunuzun her geçen gün özgüvenini kaybetmesine, sosyal yaşamdan uzaklaşmasına ve hatta yakın çevresiyle bile iletişim kurmakan kaçınmasına neden oluyorsa; davranış giderek kronikleşen, takıtısal bir boyut ile “fobi” olma eğilimi taşıyan bir davranıştır. Dolayısıyla, problemli davranış olarak nitelendirilebilecek olan bu durum aile tarafından tanımlandırılmalı, davanışla ilgili gözlemsel veri toplanmalı ve davranışın sıklığı ve seviyesi belirlenmelidir. Davranış problemlerinin aile tarafında kontrol edilemediği durumlarda mutlaka bir uzmana danışılmalıdır.

Davranışın “öncülü”nü belirleyin.

• Davranış problemini ne kadar sıklıkla gözlemliyorsunuz?
• Problem ne kadar süre devam ediyor?
• Davranış nerede ortaya çıkıyor, hangi ortamlarda gözlemlemiyorsunuz?
• Kimin olduğu ortamlarda gözlemliyorsunuz?
• Davranış günün hangi zamanında ortaya çıkıyor?
• Çocuğunuz ne yaparken bu davranışı gözlemliyorsunuz?
• Problem yaşandıktan sonra çocuk ne tepki veriyor?
• Sizin tepkilerinizi çocuk nasıl yorumluyor, durum anında size nasıl davranıyor?

Bu soruları cevaplandırmak, çocuğunuzu anlamada size oldukça yardımcı olacaktır.

Takıntının veya fobinin ana kaynağını yani öncülünü belirledikten sonra neler yapmalısınız?

Takıntının veya fobinin ana kaynağını belirledikten sonra çocuğunuzla bu durumu konuşabilirsiniz. Onun hissettiklerini ve zorlandığı konularda kendisini anladığınızı hissettirmeniz ona güven duygusunu yeniden kazandıracaktır. Sorun ne olursa olsun birlikte mücadele edebileceğinizi kendisine hatırlatabilirsiniz. Konuyu onunla konuşurken ve düşüncelerinizi paylaşırken mutlaka anlayacağı bir dil seçin ve bilgi aktarımında net olun. Unutmayın ki, bazı takıntıların veya fobik eğilimlerin çıkış nedeni “hayalgücü” ve “kafamızda yarattığımız korkular” olabilir. Dolayısıyla, açık ve doğru bir şekilde bilgi aktarımı yapmak ve onların sorularını yanıtlamak, kendi hayal dünyalarında yarattıkları korkuları en düşük seviyeye taşıyacaktır.

Korkularla çalışırken, farklı oyuncaklardan yararlanabilir, sembolik oyunu sıklıkla kullanabilirsiniz. Böylece, çocuğunuz hayal dünyasını sizinle paylaşırken, aynı zamanda duygularını da kolaylıkla açığa vurabilir. Soyut kavramlar üzerinden kurulan bir oyun, çocuğunuzun korkusunu ve stresini anlamanıza yardımcı olur.

Davranışın gerçekten “problem” olup olmadığını belirleyin.