Röportajlar

Bir Anne Bir Baba #1

11 Mart 2016
özge lokmanhekim ve cedat mizrahi röportajı
Paylaşım
0
Yorum
0
minionmag
EDITOR-IN-CHIEF
[TÜM YAZILARI]
Yeni nesil anne babalar için kültür-sanat, müzik, seyahat, gastronomi, spor, sağlık, tasarım ve moda hakkında yayın yapan alternatif aile dergisi....
[DEVAMINI OKU]

Yeni nesil aile dergisi Minion Mag, anne ve babaları mercek altına aldı!

Tanıdığımız, tanımadığımız, iş yaşamları kadar aile yaşamlarıyla da bizleri etkileyen, bizlere ilham veren anne ve babalar her ay Minion Mag’e konuk oluyor!

Her ay, hem kariyer hem de aile hayatlarıyla yakından tanımak istediğimiz bir anne, bir baba… Eğitimleri, işleri, hobileri ve elbette her şeyin ötesinde olan çocukları…

Konuklarımız; Özge Lokmanhekim ve Vedat Mizrahi. Biz sorduk onlar en içten cevaplarıyla yanıtladılar.

Vedat Mizrahi

 

vedat mizrahi

Vedat Mizrahi gençlik aşkı ile evlenmiş ve 20 sene sonra kendisini her zamankinden çok seven bir koca. 37 yaşında iki çocuk babası. Piyasaların nabzını koklayan bir analist, tecrübe ve bilgilerini paylaşmaktan keyif alan bir üniversite eğitmeni. Tutkulu bir sporcu.

Hangi okuldan mezunsunuz? Ne okudunuz?

Okumayı çok seven biriyim. Üniversite hayatıma İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliğinde başladım. 4 senelik mühendislik macerasından sonra, kendimi işletme ve finans konularında geliştirmek için Koç Üniversitesi’nde MBA Master programına katıldım. Daha sonra ise Boğaziçi’nde İşletme/Finans Doktora programını tamamlayarak eğitim/öğrenim hayatımı sonlandırdım.

İlk yaptığınız iş neydi?

Üniversiteden sonraki ilk işim yönetim danışmanlığı alanındaydı. Dünyaca ünlü bir kurum olan Deloitte firmasında 2 yıl kadar yönetim danışmanı olarak çalışıp farklı şirketlerin projelerinde katma değer sağlamaya çalıştım.

Vedat Mizrahi nasıl bir çocuktu?

Dışarıda sakin, uslu fakat evde birikmiş enerjisini atan bir çocuktum. (Gülüyor.) Genel olarak kurallara uyduğumu söyleyebilirim. Babamdan geçen titizliğim küçük yaşlarda kendini göstermişti. Okuldan eve gelince hemen kıyafetlerimi dolaba kaldırır ve ödevlerimi bitirmeden çalışma masamdan kalkmazdım.

Çocukların hayalinde hep bir meslek vardır. Siz çocukken ne olmak isterdiniz?

Çocukken babamın çalıştığı firmanın fabrikasına giderdim ara sıra. Üretim hatları her zaman ilgimi çekerdi. Bu nedenle çocukken mühendis olmayı isterdim. Sonunda da oldum. Fakat daha sonra finansa olan ilgim arttı ve kulvar değiştirdim.

Baba, yatırımcı, sporcu… Hangisi sizi daha iyi tanımlar?

Dürüst olmak gerekirse vaktimin büyük çoğunluğunu işte geçiriyorum. Bu hem zorunluluktan hem de keyif aldığım için yaptığım bir tercih. Spor ise hayatımın en vazgeçilmez öğelerinden biri, spor yapmadığım zaman mutsuz oluyorum. Bunlar oğlum dünyaya gelene kadar beni tanımlayan şeylerden en önemlileriydi. Şimdi 5 yaşında bir oğlum ve 2 yaşında bir kızım var. Artık ben bir yatırımcı ve tutkulu bir sporcudan öte, bir “baba”yım ve tek önceliğim onlara güvenli ve iyi bir gelecek kurmaları için elverişli bir ortam sağlamak.

yeni nesil başarılı anne babalar vedat mzirahi röportajı

Hobileriniz neler?

Adrenalin içeren ve hızlı sporları seviyorum. Takım sporlarından çok bireysel sporları tercih ediyorum. En sevdiğim ve düzenli olarak yaptığım sporlar snowboard, kitesurf, wakeboard, squash, kickbox. Bunlar dışında en önemli hobilerim dans etmek ve film izlemek. Bu ikisi kulağa çok klasik gelebilir ama her ikisini de tutkuyla yaptığımı söyleyebilirim. Haftada yaklaşık 6-7 film seyrediyorum. Ama en büyük keyfim eski filmler. 1919’dan günümüze gelmiş geçmiş en iyi filmlerden bir arşiv yaptım ve bu 500 filmin 400 tanesini seyrettim.

Çocuklarınızla birlikte nasıl vakit geçiriyorsunuz? Onlarla bir gününüz nasıl geçer?

Çocuklarımla hafta ortası işten geldikten sonra ve hafta sonları vakit geçiriyorum. Ufak kızımın en sevdiği şey dans; kendi tabiriyle “Nay Nay”. Her akşam elektronik müzik eşliğinde evde tepiniyoruz. Oğlum büyüdüğü için artık daha çok şey paylaşabiliyoruz. Onu cumartesi günleri futbol dersine, pazar günleri de piyano dersine götürüyorum. Ders dışında beraber her ikisi için de pratik yapmaya çalışıyoruz. Oğlum da benim gibi sporu seviyor. Kendisi ile Belgrad Ormanı’nda yürüyüş, koşu yapıyoruz, bisiklete biniyoruz. Evde ise en büyük hobimiz yaşımızdan büyük LEGO’ları yapmak.

vedat mizrahi minion mag röportajı

Ailenizle birlikteyken İstanbul’da yapmayı/görmeyi en sevdiğiniz şey nedir?

Ailece yapmayı en sevdiğimiz şeyler Belgrad Ormanı’nda yürüyüş, İstanbul Modern ve Sabancı Müzelerini gezmek ve akvaryuma gitmek.

Başarıyı nasıl tanımlıyorsunuz?

Başarıyı kendini gerçekleştirmek olarak tanımlıyorum. Abraham Maslov’un ihtiyaçlar piramidinin en tepesi. Başarıda tek kıstas kendime koyduğum hedeflerdir. Bu hedeflere ulaşınca kendimi başarılı sayarım.

Parayı doğru yönlendirmek mi, çocukları doğru yönlendirmek mi zor?

Kesinlikle çocukları yönlendirmek zor! Parayı doğru yönlendirmek için biraz tecrübe ve diyalektik düşünce yeterli. Çocukları yönlendirmek ise sınırsız sayıda değişkeni ve bunların olası sonuçlarını tahmin etmeyi gerektiriyor. Olasılıksız diye bir kitap vardı, oradaki karakter gibi milyon tane farklı olasılığı önceden tahmin edebiliyor olsak, sanki çocukları tamamen doğru yönlendirebilirmişiz gibi geliyor.

Sizce mutlu bir ailenin sırrı nedir?

Mutlu bir aile birbiriyle vakit geçirmekten keyif alan, birbirini seven ve her bireyin diğerinin duygu ve düşüncelerine saygı gösterdiği bir ailedir. Mutlu bir aile olmanın sırrı empati kurmaktır. Sevgi ve saygı paylaştıkça çoğalır.


 

Özge Lokmanhekim

 

 

başarılı anne baba özge lokmanhekim

Seyahat etmeye, yazı yazmaya, okumaya tutkun, hayatta sürekli farklı şeyler yapmayı, denemeyi seven, çok yönlü bir anne Özge Lokmanhekim. Aslen avukat. Çocuk etkinliklerini duyurduğu Şehrin Çocuk Hali, gezi yazılarını ve fotoğraflarını paylaştığı Seyahatperest web sitelerinin sahibi. Milliyet gazetesinde köşe yazarı.

 

Hangi okuldan mezunsunuz? Ne okudunuz?

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezunum. Sonrasında South Texas College of Law’da tahkim ve arabuluculuk Hukuku okudum. Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi Hukuku yüksek lisansı yaptım. Şimdi ise British Nutrition School’da beslenme üzerine eğitim alıyorum.

İlk yaptığınız iş neydi?

Tercümanlık. Üniversitedeyken uluslararası bir ticaret fuarında, bir Belçika firması için Flamanca – Türkçe tercüme yapmıştım.

Nasıl bir çocuktunuz?

Meraklı, hareketli, üretmeyi seven, sporla ilgili bir çocuktum. Çok uzun süre profesyonel basketbol oynadım. Bir de şimdi olduğu gibi o zaman da çok okurdum.

Çocukken ne olmak isterdiniz?

İngilizce öğretmeni olmak istediğim bir dönem vardı.

özge lokmanhekim minion mag röportajı

Anne, yazar, iş kadını, gezgin. Hangisi sizi daha iyi tanımlar?

D şıkkı, hepsi. Ben hayatta farklı şeyleri yapmayı, yeni şeyler denemeyi seviyorum. Aç bir dimağım var, hayata karşı meraklıyım. Farklı şeyler yapmak beni besliyor, daha mutlu ve üretken olmamı sağlıyor. Şimdi de sağlıklı yaşamak için tekrar okullu oldum mesela, beslenme okuyacağım İngiltere’de. Bir yandan Şehrin Çocuk Hali var, bir yandan Milliyet ve dergi yazıları, bir yandan da Seyahatperest.com. Bakalım okulla beraber hepsi nasıl yürüyecek?

Oğlunuzla bir gününüz nasıl geçer? Anlatır mısınız?

Sabah erken kalkarız, hemen kahvaltı etmiyoruz. Önce biraz yatak sohbeti, sabah kitap okuması, biraz oyun. Sonra kahvaltı ve okula gidiş. Oğlum okula, ben işe. Öğleden sonra onu alıyorum okuldan. Kendim bırakıp kendim alıyorum hep. Eğer acil bir işim varsa da anneannesi alır. Sonra park gezmesi, eve geliş, çay saati ve yemek saatine kadar oyun. Sonra banyo ve yine kitap okuma. Ardından uyuyoruz. Bizim hayatımızda sokak oyunu önemli. Her gün mutlaka bahçe/parkta vakit geçiriyoruz. Televizyonla pek işimiz olmuyor.

Hem anneliği hem de kariyeri bir arada yürütmeyi nasıl başarıyorsunuz?

Tek bir şeyi zor yaparım, böyle iyi geliyor. Organizeyim, hangi gün ne yapacağım, nerede olacağım planlı. Böyle olmazsa hiçbir şeye vakit ayıramam. Anneliğim ön planda, oğlumla vakit geçirmeye özen gösteriyorum. Geri kalan şeyler onun programına göre şekilleniyor.

şehrin çocuk hali özge

Başarıyı nasıl tanımlıyorsunuz?

Gelip geçici aslında, önemli olan huzurlu olmak. Anın tadına varmayı bilmek başarı bence.

Özge Lokmanhekim için seyahat demek…

Nefes almak demek, yaşamın kendisi, hayatımın en önemli parçalarından biri demek.

Ailenizle birlikteyken İstanbul’da yapmayı/görmeyi en sevdiğiniz şey nedir?

Deniz kenarında yürüyüş, en sevdiğim restoranda yemek, vapur gezisi, pazar alışverişi, dostlarla sabah kahvaltısı. Değişmeyen adreslerim var. Kendime alışveriş için Bebek, İtalyan Mutfağı için Pidos, ekmek için Moda Naan, öğle yemeği için Cafe Cadde, ev alışverişi için Kartal ve Özgürlük Parkı pazarı, ofis toplantısı için Feneryolu Lütfiye, çocukla çay saati için Volare Moda.

özge lokmanhekim minion mag mini röportaj serisi

En büyük hayaliniz? Bir gün mutlaka yapacağım dediğiniz bir şey?

O kadar çok var ki! Görmediğim yerleri görmek, yemek kitabımı bitirmek, iyi fotoğraf çekmek, yeniden anne olmak… Bende liste bitmez.

Sizce mutlu bir aile olmanın sırrı nedir?

Anın tadını çıkarabilmek, yaşadığımız anın, günün ve zamanın farkında olmak. Küskün kalmamak, zamanın ne getireceğini bilemeyiz zira. Bir de sevdiğimizi göstermek, çekinmeden, utanmadan, olduğu gibi…

Bu keyifli röportaj için teşekkürler.